Tüm üniversite hayatım bilmem neyin öğretimi ve sorunlarını okumakla geçti. Teorik bilgiyle verilen bu dersler, hep havada kaldı. Sürekli ezber yaparak geçtik, diyebilirim. Atandıktan sonra gördük ki üniversitedeki derslerimiz Türkiye gerçekleriyle çok da örtüşmüyormuş. İnsan sormadan edemiyor: Acaba üniversite ders kitaplarını hazırlayan hocalar, Türkiye’ de yaşamıyor mu? Öğretim üyeleri sırf puan ve para kazanmak için mi bilimsel yayın yapıyorlar? Ders kitaplarının teorik bilgileriyle sınıfta yaşadığımız sorunlara neden cevap veremiyor? İşte öğretmenlerin meslek hayatları böyle sorunlarla mücadele etmekle geçiyor. Kesin olarak söyleyebiliriz ki Türkiye’ de Türkçe öğretimi sorunu var ama sorunun ilk önce kaynak noktası Türkçe öğretimine dair yazılmış kitap ve makaleler… Soruna parmak basacaksak buradan başlamalıyız.
Evrensel bir dil haline gelen Türkçe'yi öğrenmek için dünyanın çok farklı ülke ve bölgelerinden gelen talepleri dikkate alan Yunus Emre Enstitüsü, bilgisayar teknolojisi altyapısı kuruyor.
Uzaktan Türkçe Öğretim yöntemleriyle isteyen herkesin Türkçeyi öğrenmesi için başlatılan çalışmalar devam ediyor. Merkezi Ankara'da bulunan Yunus Emre Enstitüsü yetkilileri, İstanbul medyası ile bir araya geldi. Beylerbeyi Sarayı Bahçesi'nde düzenlenen kahvaltılı toplantıda Enstitü'nün çalışmaları hakkında bilgi veren Yunus Emre Vakfı ve Yunus Emre Kültür Merkezi Başkanı Prof. Dr. Hayati Develi, internet yoluyla dünyanın neresinde olursa olsun isteyen herkese Türkçe eğitimi vereceklerini söyledi.
21.09.2013 tarihinde Yunus Emre Türk Kültür Merkezlerinde Türkçe Yeterlik Sınavı (TYS) yapılacaktır.
Türkçe Yeterlik Sınavı'nda okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerileri ölçülmektedir.
25-26 Mayıs 2013 tarihlerinde, eş zamanlı olarak, Yunus Emre Enstitüsüne bağlı yurtdışındaki Türk Kültür Merkezlerinde uluslararası ölçekte Türkçe Yeterlik Sınavı (TYS) yapıldı.
“5653 sayılı Yunus Emre Vakfının Kuruluş Kanunu” ile Türkiye dışında gerçekleştirilecek Türk diline dair eğitim, sınav ve belgelendirme faaliyetlerini yürütmek üzere yetkilendirilmiş olan Yunus Emre Enstitüsü, ilk "Türkçe Yeterlik Sınavı"nı geçtiğimiz hafta sonu sorunsuz şekilde gerçekleştirdi.
İki oturumda gerçekleştirilen sınavın birinci bölümünde adayların okuma, dinleme ve yazma; ikinci bölümünde ise konuşma becerileri ölçüldü. Adaylar sınavın birinci bölümünde 165 dakika; ikinci bölümünde ise 15 dakika ter döktü.
Son yıllarda eğitim alanındaki gelişmeler Türkçe öğretimini de etkilemiş, alandaki yaklaşım, model ve yöntemlerde önemli değişikliklere neden olmuştur. Günümüzde Türkçe öğretimi, sadece dinleme, konuşma, okuma, yazma, görsel okuma ve görsel sunu ile ilgili dil becerilerinin geliştirilmesi değil, aynı zamanda düşünme, anlama, sorgulama, analiz-sentez yapma, değerlendirme gibi zihinsel becerileri de geliştirme olarak anlaşılmaktadır. Bunlara ek olarak iletişim kurma, çağdaş toplumun gereklerini yerine getirme, bilinçli kararlar verme, öğrenmeyi sürdürme gibi becerilere de ağırlık verilmektedir.
Bu anlayış 2005 yılından bu yana uygulanan Türkçe öğretim programlarında ele alınmakta ve öğrencilerde geliştirilecek temel becerilere yer verilmektedir.
Kitapta, Türkçemizi gelecek nesillere iyi öğretmek, öğretim üstünlüklerini ortaya koymak, beynimizin işleyişine uygun yaklaşım, yöntem ve teknikleri göstermek amacıyla bilimsel temellere ağırlık verilmektedir. Türkçe öğretiminin kavram ve tanımları, yaklaşım ve modelleri, dinleme, okuma, konuşma, yazma, görsel okuma ve sunu öğrenme alanları, anlama modelleri, kelime tanıma ve zihinsel sözlük geliştirme, zihinde yapılandırma süreçleri gibi konularda ayrıntılı bilgiler sunulmaktadır. Ayrıca her öğrenme alanında geliştirilecek dil ve zihinsel beceriler, teknikler, öğretim süreçleri ve yapılacak etkinlikler açıklanmaktadır. Son bölümde ise ekran okuma ve yazma üzerinde durulmaktadır.