Gönül Yarası- Begimay Cumaşova


          Bügün biz sinifta bir film seyrettik. O filmin adı “Gönül Yarası”ydı. Filmde bizim hayatımızdaki olaylar anlatıyor. Kısaca anlatayım.

           Köy... Okul... Okulda çocuklar şarkı söylüyorlar... O anda sınıfa öğretmen giriyor. Öğretmen çocuklara bu günün öğretmenliğinin son günü olduğunu anlatıyor ve onlara çok güzel tavsiyeleri ediyor, “Okula devam edin, hiçbir zaman okulu bırakmayın. Ailenizin parası olmayıp, başlık parası için kızları evlendirebilir. Birisi, yapacak bir şey kalmadı dese bile inanmayın, başka bir çare bulunuz ama okula devam ediniz.” Böyle öğütleri verüyor. Bence bu öğütler altın gibi. Yolumuza çok engel çıkabilir ve biz onları yenebilmeliyiz. Bizden  büyük insanlar daha tecrübeli, bizden daha çok şey gördüler, bu yüzden biz onların öğütlerine kulak vermeliyiz. Bence bu Okumann öğrencilerine  verdiği öğüt değil,babanın çocuklarına verdiği öğüt. Böylece biz o öğretmenle tanışıyoruz, onun adı Nazim Bey. Ama biz sadee öğretmenle tanıştık, insan olarak onu hala tanımadık.

       Nazim Bey öğretmenliği emekli olup bırakıp İstanbul’a dönüyor. Buraya on beş yıldır gelmemiş. İstanbul’da eski arkadaşlarıyla görüşüyor, bir arkadaşı onun için ev kiralamış. Sonra Nazım Bey oğulunun işine gidiyor ve onunla görüşüyor, sonra da oğuluyla, kızı, gelini, torunuyla birlikte akşam yemeği yiyor.

     Bir bakarsan onlar  mutlu aileye benzer, halbuki onlar sadece aile gibi görünüyor, sadece görünüyor. Bence böyledir. Oğlunun hayatı başka, kızının hayatı başka, torunu ise dedesiyle hiç konuşmuyor. Onların birbiriyle hiçbir bağlantısı yok bence...

     Nazım Bey arkadaşının taksisini alıp taksicilik yapmaya başlar. Bir geçe onun taksisine bir bayan biniyor. O bayanın adı Dünya. Dünya kendi hayatından, bahsediyor. O kocasıyla ayrılmış ve kızıyla İstanbul’a gelmiş. Bayan para kazanmak için geceleyin pavyonda çalışıyormuş. Onlar böylece tanışıyorlar. Sonra Dünya’nın kocası ailesini memleketine götürmek  için İstanbul’a geliyor. Problemler çıkıyor, Dünya hastaneye yatıyor. Nazım Bey onlara yardım ediyor. Filmde hem üzüntü hem de komik yerler geçiyor. Sanırım onları  anlatmama gerek yok. Hemen filmin sonuna geçeyim. Dünya’nın kocası onu ve kızını memleketine götürüyor. Ama bir gün Dünya Nazım Bey’i telefonda arayıp yardım istiyor, “Bizi gelip kurtarın” diyor.  Nazım Bey oraya gidiyor... Filmin sonunda benim hiç beklemediğim şey oluyor. Dünya’nın kocası Dünya’yı ve kendisini öldürüyor . Kızı Nazim Bey’de kalıyor. Onlar İstanbul’a dönüyor. Nazım  Bey’in çalışması gerektiği için Melek’i kızına bırakıyor. Böylece film bitiyor.

      Evet, hayatta böyle şeylerin olması mümkün. Hayat son ana kadar sürprüzlerle doluymuş. Gerçekten. Biz on dakika sonra ne olacağını bilmiyoruz. Hayatımızın da nasıl biteceğini bilmiyoruz. Bügün varız, yarın yokuz.

     Her insanın problemleri var. Mesela, Dünya’nın . Onun hayatı çok ağırdı bence. Nazım Bey , o da çok şeyi gördü, geçirdi. Ama bütün problemlere rağmen onlar yaşıyorlardı. Bu sadece film, ama onun derin bir anlamı var. Hayatta bütün problemlere rağmen,dayanmalıyız, gülmelüyüz, yaşamalıyız. Ancak o zaman biz hayatı yenebiliriz.  

Yazan:Begimay Cumaşova

Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi

Okuman:Recep Yürümez

Konusu:Seyrettiğimiz filmi anlatınız

 
Yorum ekle


Top