Ülkemizdeki Aile Bağları - Alina TOKONOVA

Bizim ülkemiz Asya Kıtasındaki ülkelerden biridir. Bu Asya ülkeleri geleneksel ülkelerdir ve edebe, ahlaka, terbiyeye çok önem verirler. Aile, akraba, komşu, dostlar arasında özel bir ilişki bağı vardır.
Avrupa ülkelerinin çoğunluğunda ise aile arasındaki ilişkiler bizimkinden çok farklı. Çocukları on sekiz yaşına geldiği zaman evinden başka yere gider, kendisi çalışır. Kendi kendine yaşamaya başlar. Anne ve babasına bakmaya mecbur değildir.
Asya’da bir çocuk, on sekiz yaşına geldiğinde evinden gitmesi gerekmiyor. Böyle bir şey yoktur. Anne ve babalarımız çocuklarını eğitirler, üniversiteye gönderirler. Sonra da biz çalışmaya başladığımızda onların bize yaptığı iyiliklerin, verdiği emeklerin yani maddi ve manevi şeylerin karşılığını ödemeye çalışırız. Ama bu ödeşmeler sadece borçlarla ilgili değildir. Bunlar ebeveynlerle çocukların arasındaki, sözle anlatamadığımız, sevgiyle gelişen bir sistem dahilinde olur. Bu sistem bence doğrudur.
Ailede kızlara çok kıymet verirler. Çünkü kızlar başka eve giderler onun için onları kendi evindeki konuklar gibi davranırlar. Erkekleri evin yöneticisi, kralı gibi eğitirler. Onlar sonra kendi ailelerinde kral olurlar onun için bunlarla ilgili çocukluğumuzdan itibaren bizi eğitirler. Ailenin bütün üyeleri birbirlerine kibar davranır. Çocuklar anne, babasını dünyadaki bütün insanlardan değerli görürler. Onlar ne derse onu yaparlar.
Çoğunlukla eğer bir ailede kız çocukları varsa onlar büyüdüklerinde önce üniversitede okurlar sonra evlenip giderler. Erkek çocuklarının en küçüğü evlense de ailesinin yaşadığı evde yaşamaya devam eder ve anne babasına da bu en küçük erkek çocukları bakar. Evde anne, baba artık nine ve dede olarak torunlarına bakarak gelini ve oğluyla yaşar. Onlar evin direği gibidir, onun için onların fikirleri evde kanun kabul edilir.
Bazen anne babalarımız kızlarının evinde yaşarlar. Ama nerede yaşarlarsa yaşasınlar biz çok saygı gösteririz, elimizden ne gelirse veririz ve onları razı etmek için her şeyi yapmaya çalışırız.
Böyle eğitildiğimiz için bizim ülkemizde hiç kimse anne, babasını huzurevine bırakmak istemiyordu ve huzurevleri yoktu. Anneler çocuklarını da sokaklarda bırakmazdı onun için yetimhaneler yoktu, olsa bile çok azdı. Ne yazık ki, artık biz de değiştik. Artık anne babasını huzurevine bırakmak olağanüstü bir şey değil. Oysa anne babalar için huzurevine bırakılmak büyük bir şoktur, ölüm gibidir. Bundan dolayı orada bazen bir gün bile geçirmeden kalp krizinden ölüyorlar, yoksa oradan kaçarlar. Kaçtıkları zaman sokaklarda kalıyorlar. Ama biz bugünlerde böyle durumların olmaması için çaba gösteriyoruz ve bu durumlar bizde çok ayıptır.
“Ana hakkın ödenmez.’’ diyorlar atalarımız. Anne babalarımızın hakkını ödemeyip de onları huzurevine bırakmak bizde ayıp bir şey kabul edilir. Böyle kabul edilmesi de gerekir. Çünkü anne babamız bize cennetin kapılarını açacaklardır.

Yazan: Alina TOKONOVA
Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi Hazırlık Sınıfı Öğrencisi
Okutman: Recep Yürümez

02.16.2015

Yorumlar   
-4 # derya dağdelen 11-07-2015 22:13
Bence başlangıçta yapılan Asya Avrupa karşılaştırması Türkçe öğrenen bir Avrupalıyı küçümser gibi bir anlam veriyor. Yani Asyalılarda saygı, ahlak kavramları var ama Avrupalılarda yok gibi bir anlam veriyor.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
0 # Ayşe turan 06-10-2015 15:03
Harika bir Metin bayıldım.
Cevap | Alıntıyla Cevapla | Alıntı | Yöneticiye raporla
Yorum ekle


Top