Dilin Bileşenleri - Dili oluşturan nedir? Dilin yapı taşları nelerdir?

Dilin bilimsel incelenmesinde araştırmacıların çıkış noktası "Dili oluşturan nedir?" sorusu olmuştur. Bu sorunun yanıtını verirken dilbilim kuramları dilin biçim (sesbilgisi, biçimbirimbilgisi ve sözdizimi) özellikleri; içerik (anlam ) özellikleri ve dilin kullanım (işlevleri ) boyutu arasında bir ayırımı öngörmüştür. Buna dayalı olarak, anlambilim, sesbilimi ve sesbilgisi, sözdizimbilim ve kullanımbilim (edimbilim) gibi her bileşen kendi alt disiplinini de doğurmuştur. Kodlama, tasarımladığımız mesajın kod simgelerine dönüştürülmesi sürecidir. Bireyin mesaj olarak bilgiyi temsil edecek kodun öğelerini çağrıştırması ve birleştirmesi sürecidir. Çözümleme, alıcı bireyin mesajdan anlam çıkartmasıdır. Kodun öğelerini alması, tanıması, parçalara ayırması (kod açma) ve yorumlaması sürecidir.

• Biçim bileşeni dilin yapısal düzenlenişini oluşturur. Geleneksel bir yaklaşımla dilin dilbilgisi düzlemini oluşturduğunu düşünebiliriz. Biçim sesbilgisi, biçimbirim bilgisi ve sözdizimi olarak üç katmandan meydana gelmektedir: sesbilgisi, bir dildeki konuşma seslerinin dizisel ve dizimsel ilişkisini belirleyen kuralları içerir. Sözgelimi, her dilde 40 ile 50 arasında değişen konuşma sesi kullanılmaktadır. Bu seslerin kendi başlarına anlamları yoktur. /a/, /t/, /k/ sesleri kendi başına anlam taşımazlar ama /tak/ olarak birleştiklerinde bir anlamı simgelerler. Bu sesler değişik biçimlerde biraraya gelerek bir dizge oluşturabilirler ancak Türkçe'nin sesbilgisi kurallarına göre yalnızca iki biçimde / tak/, /kat/ dizilerek anlam kazanırlar. biçimbirimbilgisi, sözcüklerdeki kök ve ekleri, bunların kurallı düzenleniş biçimleri ile türetilişlerindeki özellikleri içerir. Türkçe'nin türetme kuralları örnek gösterilebilir. sözdizimi ya da tümcebilgisi, sözcüklerin kurallı bir biçimde sözce içinde diziliş kurallarını içerir. Türkçe'de tümce yapıları özne-tümleç-eylem sıralanışı temel alınarak kurulur.
• İçerik evren hakkında deneyimler sonucu oluşan düşüncelerin, soyutlamaların, kavramların belirli biçimlerle simgelenmesidir. Diğer bir deyişle, nesne, olay ve bunlar arasındaki ilişkileri simgeleyen sözcüklere, tümcelere, sözcelere karşılık gelen anlam bilgisini içermektedir. Bir dilin sözvarlığı içeriğin göstergesidir. Söz gelimi Türkçe'nin sözvarlığından, İngilizce'nin, Japonca'nın sözvarlığından sözedebiliriz.
• Kullanım ise, dilin sosyal bağlamda belli bir amaca yönelik işlevi ve iletişim amacına uygun kullanımıdır. Söz gelimi, dilin kibarlık imlerinin nerede, ne zaman, nasıl kullanılacağına ilişkin bilgiyi içerir. Bloom ve Lahey'e (1978, s. 22) göre bir dili bilmek zaman içinde bu üç bileşenin kaynaştırılması ile mümkün olabilmektedir. Örnekleyecek olursak, dilin biçim bileşenini öğrenmede ki sorunlar doğru ve düzgün anlaşılmayan bir Türkçe sergiler. Dilin içerik bileşenini öğrenmede bir sorun sınırlı bir sözcük dağarcığı kullanımı, deyim veya atasözlerinin yanlış kullanımlarını sergiler. Dilin kullanımını öğrenmede bir sorun ise, yeri ve zamanına göre konuşamamayı, konuşma kurallarına uyamama durumları sergiler. Bu bilginin temelini ya da dayanağını ise konuşma ve anlama davranışlarının gelişimi oluşturmaktadır. Bu görüşten hareketle, insanın konuşma ve anlama davranışlarını belirleyen, yönlendiren ve biçimlendiren bu bilginin kaynaşması koşulu ile yetişkin düzeyindeki dil yeterliliği oluşabilmektedir. Anlaşılacağı gibi, anadilinin dört temel becerisi de (konuşma, dinleme, okuma, yazma) bu yetkinliğe ulaşmada araç olmaktadır.

Kaynak: Türkçe Öğretimi
ANADOLU ÜNİVERSİTESİ 
AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINLARI NO: 587
Yazarlar:
Prof.Dr. Özcan DEMİREL
Prof.Dr. Sabri KOÇ
Doç.Dr. Seyhun TOPBAŞ
Doç.Dr. Ferhan ODABAŞI
Yrd.Doç.Dr. Ayşen Gürcan NAMLU
Yrd.Doç.Dr. Banu YANGIN
Öğr.Grv. Güneş MÜFTÜOĞLU
Editör: Doç.Dr. Seyhun TOPBAŞ


Top