Kamu hizmetlerinde ve alanlarında diller

■ Şehir düzeyinde dil politikaları ve stratejiler ile kamu
hizmetlerinde sunulan diller araştırılmıştır. Ayrıca,
kent temsilcileri eğitim, sağlık, toplum, hukuk, ulaşım,
göç ve turizm ile tiyatro programlarına yönelik yazılı
ve sözlü iletişimde geçerli dilleri bildirmişlerdir.
■ Toplam 63 şehirde anket uygulanmıştır. Bu şehirlerin her
bir ülkedeki seçiminde kriter olarak başşehir, ikinci büyük
şehir ve bölgesel bir dilin mevcut olduğu bir şehir/kasaba
olması temel alınmıştır. Araştırmacılarımızın bildirdiğine
göre, toplu olarak tüm şehirler ulusal dilin dışında 140 dilde
hizmet sağlamaktadır.
■ Anket uygulanan şehirlerin yaklaşık üçte biri, çokdilliliği
desteklemek için yaygın olarak uygulanan kurumsallaşmış bir
stratejiye sahiptir. Aynı şekilde, anket uygulanan şehirlerin
yarısı sunulan çokdilli hizmetlerin yaygın olarak kullanıldığını
bildirmiştir. Anket uygulanan 63 şehirden yalnız 10’u çokdilli
hizmetler sağlamamaktadır. 23 şehir, personellerinin iş
tanımlarına dil becerilerini dahil etmeyi benimserken, 18’i
personellerine yaygın dil eğitimi sağlamaktadır. Verilere
göre en gelişmiş politikaları olan 5 şehir sırasıyla Viyana,
Barselona, Londra, Milan and Krakov’dur.
■ En çokdilli koşul turizm, göç ve entegrasyon, hukuk hizmetleri
(sözlü iletişim) ve ulaşım hizmetleri (yazılı iletişim) alanlarındadır.
Sağlık hizmetleri de bir dizi dilde yaygın olarak sunulmaktadır.
En düşük düzey çokdilli hizmetler kültürel sektörde ve politik
tartışmalarda/karar vermededir. Eğitim hizmetleri de, eğitim
aldıkları ülkenin resmi dilinde akıcı olmayan çok sayıda
öğrencinin (ve ebeveynlerinin) Avrupa genelinde okullara
devam ettiği göz önüne alındığında beklenileceği kadar
yüksek düzeyde değildir.
■ 17 şehir yukarıdaki hizmetlerden çoğunu 4’ten fazla dilde,
23 şehir ise bunları 3 ya da 4 dilde sunmaktadır. En çok dilde
en çok sözlü iletişim hizmetleri sunan şehirler sırasıyla
Londra, Aberdeen, Glasgow, Madrid, Valencia, Zürih, Milan,
Belfast, Barselona ve Lugano’dur.
■ Daha düşük sayıda şehir yazılı iletişim hizmetleri için olumlu
yanıt verirken, yalnız 6’sı çoğu hizmetlerin 4’ten fazla dilde,
27’si ise 3 ya da 4 dilde sunulduğunu bildirmiştir. Bu, şehirlerin
çoklu dillerde belgeler sağlanmasına, yerinde sözlü çeviri ve
aracılıktan daha az yer verdiğini düşündürmektedir.
■ İngilizce, anket yapılan tüm şehirlerde ulusal dillerin dışında
sözlü ve yazılı hizmetler için açık ara yaygın sunulan dildir ve
ardından sırasıyla Almanca, Rusça, Fransızca ve İspanyolca
gelmektedir. Çince ve Arapça da bir dizi şehirde sunulan
yüksek öncelikli diller olarak ortaya çıkmaktadır. Galce, Katalanca
ve Baskça konuşuldukları bölgelerdeki kamu hizmetlerinde
yaygın olarak kullanılır. Kamu hizmetlerinde en sık bildirilen
dillere yönelik sonuçlar, gazetelerin dilleri için elde edilenlerle
çok benzerdir.
■ Çıkarabileceğimiz anlam, kamu hizmet ve alanlarındaki sözlü
ve yazılı iletişim için temel olarak 3 tür hedef grubu olduğudur:
a) uluslararası gezginler, işadamları ve turistler b) göçmen
grupları, ve c) yöresel/azınlık dillerini konuşanlar ve okuyanlar.
■ Çoğu kent internet sitelerinde, ulusal dilin yanında İngilizce
başlıca dildir. Almanca ve Fransızca da bizim anket
uyguladığımız şehirler arasında oldukça yaygındır. Bazı ikinci
büyük şehirler aynı ulusal bağlamdaki başkentlerden daha
fazla çokdilli internet sitelerine sahiptir. Örneğin, Roma yalnız
İtalyanca ve İngilizce olarak bilgi sunarken, sanayileşmiş
Milan İtalyancanın yanında 8 farklı dilde bilgi sunar. Aynı
olgu Polonya’da Varşova’ya karşı Krakov’da da gözlemlenir.
Aynı şekilde, anket uygulanan bölgesel şehirlerin internet
sitelerinde ulusal dillerin yanında en yaygın kullanılan dil
İngilizcedir.

Yorum ekle


Top